Bakan İbrahim Yumaklı, Ulusal Su Planı ve kuraklık riskini önleme stratejilerini açıklarken, Gazze’deki duruma dikkat çekti ve COP31 için Antalya’ya davet yaptı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kaynaklarının yönetimi ve kuraklık risklerinin önlenmesiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, Türkiye’nin gelecek 10 yıla yönelik hazırladığı ‘Ulusal Su Planı’ kapsamında, su varlığına göre havza bazlı ürün planlaması yaptıklarını belirtti. Bu planlamayla çiftçilere hem suyu koruyan hem de gelirlerini güvence altına alan bir üretim imkanı sunulmasının hedeflendiğini söyledi.
Kuraklık yönetimi yaklaşımının, su planlamasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, 25 havzanın tamamı için ‘Kuraklık Yönetim Planları’nın hazırlandığını bildirdi. Bakanlık, ‘Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi’ni 2027 yılına kadar tamamlamayı amaçlıyor. Yumaklı, amaçlarının kuraklık oluştuktan sonra müdahale etmek yerine, riski önceden belirlemek olduğunu ifade etti. Ayrıca, tarım, sanayi ve kentlerde suyun verimli kullanılmasına yönelik projelerin de yürütüldüğünü ekledi.
Bakan Yumaklı, su ve gıdaya erişimin korunmasının, özellikle kriz ve çatışma dönemlerinde büyük önem taşıdığını vurguladı. Gazze’deki insani duruma dikkat çeken Yumaklı, gıda ve suyun hiçbir koşulda siviller üzerinde baskı veya cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğine inandıklarını söyledi. Güvenli ve kesintisiz erişimin sağlanmasının ortak insani sorumluluk olduğunu belirtti.
Su kaynaklarının korunması, gıdaya erişimin güvence altına alınması ve iklim koşullarına hazırlık için güçlü uluslararası iş birliğinin gerekliliğini dile getiren Bakan Yumaklı, Türkiye’nin FAO ve Küresel Çevre Fonu ile Gediz Havzası’nda yürüttüğü ‘Sürdürülebilir ve Entegre Su Kaynakları Yönetimi Projesi’ gibi ortak projelere değindi. Yumaklı, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) su, gıda ve iklim arasındaki bağın gündemin merkezine taşınacağını duyurdu. Bu kapsamda başlatılan ‘Turkuaz Nexus Girişimi’ ile ülkelerin kendi şartlarına göre yön vereceği ortak bir mekanizmada su, gıda ve iklim bağlantılarının bir araya getirilmesinin amaçlandığını belirtti ve herkesi Antalya’daki bu çabaya katkı sunmaya davet etti.
Yorum Yap